Erdoğan: Bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor - Karabük GazetesiKarabük Gazetesi

17 Haziran 2026 - 10:46

Erdoğan: Bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor

Erdoğan: Bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor
Son Güncelleme :

25 Nisan 2026 - 15:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“Bugün yine milletimizle aynı safta, aynı duyguda, aynı kararlıktayız. Bugün bir çağın kapanıp diğerinin açıldığı fethini Peygamber Efendimizin muştuladığı güzel İstanbul’dayız. Bakınız, burası şehirlerden bir şehir değildir. Burası altı asrın birikimi, ataların hazinesi, milletimizin en güzel eseridir. Burası merhum Nihat Sami Banarlı hocamızın ifadesiyle en az İstanbul Türkçesi kadar güzel; bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir. Burası dünyanın en uzun ömürlü Fatih milletinin üç kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir.

İstanbul işte böyle ulvi, böyle manevi, böyle muteber, böyle müstesna bir şehirdir. İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz, İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Denizle toprağın misale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim.

Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah’a sonsuz şükürler olsun diyorum. Coşkunuz için, heyecanınız için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu anlamlı merasimi düzenleyerek bir araya gelmemize vesile olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. 500 bin sosyal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun, hak sahiplerimiz başta olmak üzere İstanbul’umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine, aileleriyle birlikte şimdiden sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum. Değerli kardeşlerim, sevgili İstanbullular; şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak, mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sıtk ile sarılmak, insana yatırım yapmak, insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır.

AK Parti olarak 23 buçuk yıldır şehirlerimizi abat etmenin, milletimize hakkıyla hizmet etmenin gayretindeyiz. Çünkü biz İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerimizi, merhum Turgut Cansever’in ifadesiyle Allah’ın cemal sıfatının tecelli ettiği yerler olarak görüyoruz. Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hâle getirmenin samimi çabası içindeyiz. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim: TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk.

Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul’da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul’da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşaat süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor.

81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul’un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için “Yarısı Bizden” kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü “Yarısı Bizden” kampanyasına dâhil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı. 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşaat çalışmaları devam ediyor. Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım: İstanbul’un güvenliği için yegâne çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum: Gelin, bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm vatandaşlarımızdan bu konuda ayrı bir hassasiyet beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum.

Değerli kardeşlerim, kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat’tan hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihî yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. Hükûmet bu enkazın altında kalır umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihî bir başarıya imza atarak verdik.

Geçtiğimiz 27 Aralık’ta, yani depremin üzerinden 3 sene bile geçmeden, tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzur-u kalple, aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar. Depremden etkilenen şehirlerimizde üretim ve ticaret, eğitim ve sosyal hayat eski ritmine, eski canlılığına çok şükür kavuşmuş durumda. Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla bir daha sınamasın diyorum. Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Yine bu vesileyle yaşadıkları onca acıya rağmen en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakârca ter döken işçi, memur ve mühendislerimize, TOKİ’mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Gençler, tabii burada şunu da ifade etmek istiyorum: Dikkat ederseniz değerli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklı ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul’la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var.

İçi avro dolu baklava kutuları var, milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahallî idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hâle gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; onların, hiçbir ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil. Milletin sadece gündeminden değil, aynı zamanda tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu mehter marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar.

Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, çocuk bayramında çocuklardan oluşan mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek mehter marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya’nın o meşhur şarkısındaki gibi: “Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça.” Muhalefetin sapır sapır dökülen bu hâllerini gördükçe “Allah bunlara akıl fikir versin.” demekten başka inanın elimizden bir şey gelmiyor.

Kıymetli kardeşlerim, 24 Ekim’de cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal konut hamlesi olan “Yüzyılın Konut Projesi”ni devreye almış, 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlattığımızı duyurmuştuk. 29 Aralık’ta start verdiğimiz kura çekimlerini 80 ilimizde nihayete erdirdik. Bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdığımız İstanbul’da hak sahiplerini belirleyeceğiz. Konutlarımızı devlet güvencesiyle, yüzde yüz peşinat ve 240 aya varan vade imkânıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira ile 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak.

Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilave eden kiralık sosyal konut uygulamamızı Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyoruz. TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. İstanbul’umuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum.”

Kaynak : Hibya Haber Ajansı

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.